Arama
Back to all

Türk Kahvesi Ve Tarihsel Yolculuğu

Türk Kahvesi Ve Tarihsel Yolculuğu

TÜRK KAHVESİ 

Kokusundan, hazırlanışına, içimindeki yumuşaklıktan ağızda bıraktığı tada kadar gönüllerde taht kurmuş olan Türk kahvesinin günümüze kadar yolculuğu çok eskilere dayanmaktadır. Arap hekim Rhazes 10. Yüzyılda yazılı olarak kahveden ilk bahsettiğinde, muhtemelen yüzlerce yıldır kahve üretilmekteydi.

KAHVENİN YOLCULUĞU

Kahve, insanlığın beşiği olan ve günümüzde Etiyopya olarak adlandırılan antik Habeşistan’daki Kaffa yöresinde doğup günümüze kadar deneyenleri kendine hayran bırakmayı başarmıştır. Etiyopyalılar 6.yüzyılda Yemen’i ele geçirdikten sonra orada da yaklaşık 50 yıl boyunca kahve çiftlikleri kurmuşlardır. Araplarla yaptıkları ticaretle birlikte kahve Kızıldeniz’i aşarak Araplara geçmiştir. Araplar İlk olarak yetiştirdikleri bu ağaçlardan elde ettikleri meyveye Arapça ’da anlamı şarap olan kahwa adını vermişlerdir. Coffee(kahve) kelimesi de buradan gelmektedir. 

16. Yüzyılda popülaritesi artan kahve, sosyal içecek olarak şöhret kazanmıştır. Kahve herhangi bir yan etki oluşturmadan, zihinsel uyarılım veren ve daha enerjik hissettiren zevkli bir çözüm sağladığı için bu kadar çok tercih edilmiştir. İnsanların bir araya gelerek sohbet etmelerini, eğlenmelerini, iş yapmalarını, edebiyat üzerine konuşmalarını sağlayan kahvehanelerinde açılmalarındaki etkendir. 

Türk Kahvesi ile Tanışmak

1517 yılında Yemen Valisi Özdemir Paşa, kahveye hayran kalarak İstanbul’a getirmiştir. Türkler tarafından yeni pişirme yöntemi denenmiş, elde edilen kahve hazırlama, pişirme ve sunum ile farklılaşmasıyla Türk Kahvesi adını almıştır. Sarayda yerini alan kahve, halk ile Tahtakale’de açılan ve tüm şehre hızla yayılan kahvehaneler sayesinde tanışmıştır. Günün her saati kahvehanede zaman geçirmeye başlayan halk buralarda kitap ve güzel yazılar okuyarak, satranç ve tavla oynayarak, şiir ve edebiyat sohbetleri yapmaya başlamışlardır. O döneme kahvehaneler ve kahve kültürü sosyal hayatın merkezi olmuştur.

Neden Türk Kahvesi?

Dünya üzerinde telvesi ile ikram edilen tek kahve Türk kahvesidir. İlk bulunduğu zamanlarda kahve meyvesinin kaynatılması şeklinde tüketilen bu içecek daha sonraları kahve çekirdeklerinin kavrulup öğütülerek pişirilmesi suretiyle yapılmaya başlanmıştır. Avrupa kahve ile Türkler sayesinde tanışmıştır. 

En lezzetli Türk kahvesi ise kahve çekirdeklerinin taze ve ince öğütülmüş haliyle, kömür ateşinde bakır cezvede yavaş yavaş pişirilenidir.  Türk kahvesi İnce seramik fincanlarda servis edilmesi ve üstündeki köpüğü sayesinde uzun süre sıcak kalarak uzun sohbetlerinde eşlikçisi olmaktadır. Az miktarlarda tüketildiği için herhangi bir şişlik hissi yaratmaz. Normal bir fincan için bir tatlı kaşığı kahveye, bir fincan su ile cezvede kısık ateşte pişirdikten sonra, köpüğü fincan dibine alınarak üstüne geri kalan kahvenin dökülmesiyle nefis tatlarda köpüklü Türk kahvesi yapılır. İsteğe bağlı olarak tatlandırmak ya da aroma katmakta mümkündür. İster az şekerli ister orta şekerli istenirse de bol şekerli olabilir damak tadına göre yapımı da şekillenebilir. Yapımı kadar sunumu da kendine has olan Türk kahvesi yanında su ve lokum, çikolata, kuru meyve gibi küçük atıştırmalıklarla ikram edilir. Türk örf adetlerinde de önemli yer edinmiş olan Türk kahvesi bayramların ve kız isteme törenlerinde de en başta yerini almaktadır. Dünyaca tanınır ve hemen hemen bütün restoran menülerinde adı vardır. 

Türk Kahvesinin Farkı Nedir?

Akla ilk gelen falına bakılabilen tek kahve çeşididir. Kaynatılarak içilmesi yine kendisine özgüdür. En eski pişirme metodudur. Telvesi ile içilen tek kahvedir. Diğer kahvelere göre yoğun bir tadı vardır. Köpüğü sayesinde ve ince seramik fincanda servis edilmesinden dolayı uzun süre sıcak kalabilir. Damakta uzun süre tadını bırakabilir. Üst üste içilse bile midede herhangi bir şişkinlik yaratmaz. 

Türk Kahvesinin Faydaları Nelerdir?

  • Kolesterolü dengeler.
  • Bu sayede kalp hastalıklarının birçoğunu önler.
  • Sindirim sisteminde özellikle bağırsak hareketlerini düzenlemede etkilidir.
  • Kahve ile vücuda yapılan masajlar özellikle selülit gibi cilt problemlerine etki eder. Ayrıca cildi yumuşatır. Gözeneklerin sıkılaşmasına yardım eder. 
  • İçeriğinde antioksidan bulunur. Dolayısıyla kanser gibi hastalıklara karşı önleyici görevdedir.
  • Baş ağrılarına ve kemik ağrılarına iyi gelir.
  • Yağ yakımını hızlandırır. Bu yüzden spor yapmaya başlamadan önce bir fincan kahve içilmesi sporun etkisini arttırır.
  • Yağ yakımını hızlandırdığı için diyet yapanlarda günde bir fincan kahve içmeyi diyet listelerine ekler.
  • Günümüzde yaygınlaşan karaciğer yağlanmasına önleyici etkisi vardır.
  • Safra taşı oluşumuna bakıldığında düzenli olarak kahve içenlerde içmeyenlere göre daha az görüldüğü gözlemlenmiştir.
  • Düzenli olarak 1-2 fincan günlük olarak tüketildiğinde şeker hastalığını da önler.
  • Erkekler için düzenli tüketimde sağlıklı sperm üretimini sağlar.
  • Beyin ve hafızayı güçlendirici özelliği ile düzenli tüketimde Alzheimer hastalığına yakalanma riskini azaltır.
  • Dikkat arttırılmasında ve zihni açmada olumlu etkileri vardır.
  • Özellikle sabah saatlerinde içilen şekersiz kahvenin zihinsel fonksiyonları arttırdığı ve konsantrasyon yeteneğini yükselttiği görülmüştür. 

 

Yorumlar
Yorumunuzu bırakın Kapat